Çocuğunuza Bunları Söylemekten Kaçının !

Merhaba değerli ebeveynler ve anne baba adayları. Çocukluk dönemi, yavrularımızın kişisel gelişiminin en temel noktası, zihinlerinin en fazla yorulacağı dönemlerden birisidir. Bu dönemde onlarla kurulan diyaloglara dikkat edilmeli, düşünce sistemleri yorulmalı ama asla yıpratılmamalıdır. Yani gereksiz düşüncelere sevk edecek, onları ümitsizliğe düşürecek her türlü eylem ve söylemden uzak durmalıyız. peki Çocuğunuza söylerken dikkat edeceğiniz sözler neler?
Bu yazımızda bu konu üzerinde durup, onlara asla söylememiz gereken şeyler hakkındaki araştırmalardan derlediğim etkili noktaları sizlerle paylaşacağım. Makalemin devamında, tamamen araştırmaya dayalı olan ipuçlarını uyguladığınızda, çocuklarınızın zihinsel gelişimine olumlu katkılar sunacak, beyinlerinin en yoğun olacağı bu gelişim dönemini hem rahat atlatmalarını sağlayacak, hem de doğru bilinen yanlışlarla onları gereksiz yere yormamış olacaksınız.

Sürekli Takdir Edici Sözler

Çocuğunuza takdir edici sözler

Elbetteki yavrularımızın başarılarını yeri geldiğince ve yeterince takdir edeceğiz. Ancak bunu abartılı bir şekilde yapmak, yapılan birçok araştırmaya göre çocuklarda olumsuz etkilere neden oluyor. “Aferin sana. Tebrikler çocuğum!” gibi sürekli takdir edici sözlerin, gelişim dönemindeki çocukların motivasyonlarını çok olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Bunun en büyük nedeni, artık yapacağı yeni işlerdeki başarılarında kendi motivasyonu yerine, sizin onayınıza bağlı motivasyon sağlamasıdır. Buda çocukların ileri ki yaşlarında, motivasyon eksikliği yaşamalarına neden olmaktadır. Bu konuda onu direk takdir eden sözler yerine ona “Bu işi yaparken çok dikkatli olduğunu, ve bu dikkatinin neticesinde başarabildiğini gördüm. Dikkatli ve gayretli bir çalışma sonucunda elde ettiğin bu başarı sebebiyle, seni tebrik ederim kızım/oğlum” daha iyi bir motivasyon aracı olacaktır.

Aceleci Bir Kişilik Olmasının Önüne Geçin

Çocuklarda kişisel gelişimin önemli parçalarından birisi de, zamanı iyi kullanabiliyor olmasıdır. Bu niteliği kazandırmak adına onlara çok acele ettirmeye gerek yok. Zamanlaması iyi insanlar ile, aceleci insanlar aynı grupta değillerdir. Sebep ne olursa olsun, onları çabuk olmaları konusunda uyarırken baskın bir tutum içerisinde olmaktan vazgeçin. Okuluna geç kalacak dahi olsa, kullanacağınız baskın tutum onları ekstradan bir strese sokacak ve daha fazla geç kalmalarına neden olacaktır.

Hızlanması konusunda baskın tutum sergilemek, hepsinden önemlisi ileri ki yaşlarda çok aceleci biri olmasına, ve bu nedenle gereksiz stresler yaşamasına neden olabilir. Bunun yerine ona “Geç kalıyoruz. Hadi biraz gayret edelim de geç kalmayalım” gibi, sadece tekil değil kendinizi de katarak çoğul cümleler kurarak hitap edebilirsiniz. Emin olun bu tutum onların daha sağlıklı yetişmelerine neden olacaktır. Hatta bu uyarının da yerine, hazırlanmayı ve evden çıkmayı biraz eğlenceli kılmaya çalışabilir, mesela “Hadi bakalım üzerini kim daha düzenli ve geç kalmadan giyinecek” gibi oyunsal uyarılarda bulunabilirsiniz.

Çocuğunuza Sıkı ve Disiplinli Çalışmayı Aşılayın!

ders çalışmak çocuklarlaHayatımızın en değerli varlıkları olan evlatlarımızı başarıya sevk ederken, gerek söylemlerimize gerekse eylemlerimize oldukça dikkat etmeliyiz. En ufak bir söz basit gibi görünse de, onları bir ömür boyu olumsuzluğa itebilir ve psikolojilerini alt üst edebilir. Her yaş kesiminde olduğu gibi, çocuklarımızda da durum aynıdır. Bir konuda denemeler yapıp çalıştıkça, becerileri artmış olacaktır. Yaptığı denemeler sonucunda, ortaya bir takım yanlışlıkların çıkması muhtemeldir. Ama siz bunu çocuğunuza, “Çalışırsan Başarırsın” vurgusu ile anlatmaya çalıştığınızda, o bunu “Çalışmıyor muyum Acaba?” şeklinde algılayabilir ve çalıştığı halde sonuca varamayacağını düşünmesine yol açar.

Bunun yerine, “İşin büyük bölümünü başardın. Çokta güzel bir sonuç elde ettin. Biraz daha disiplinli ve sıkı bir çalışmayla, harikalar yaratabilirsin” şeklinde sözler söylemek, onu ekstra motive etmeye ve daha başarılı olmaya

sevk edecektir.

Bunu Almaya Paramız Yetmez!

çocuklarınıza para
çocuğunuza para konusunu anlatma

Genellikle birçok anne babanın düştüğü bir hatadır. Paramız olsun ya da olmasın, istediği şeyin belki zamanı daha gelmemiştir ancak bunu ona anlatırken en hazır cevaplardan birisi olan, “Onu alamayız. Paramız yetmez” cevabını kullanırız. Oysa ki uzmanlar, bu tarz cevapların son derece yanlış olduğunu vurguluyor. Bu sözü söyleyerek, yanlış ya da doğru, çocuğunuza bilinçaltı olarak finansal durumunuz için belirgin bir kontrolünüzün olmadığı algısı oluşturursunuz. Buda onun gözündeki itibarınızı yok edebilir ve hatta ileri ki yaşlarda çocuğunuzun savurgan ve yalancı bir karaktere sahip olmasını tetikleyebilir. Onun isteğini geri çevirdikten sonra, eviniz ya da kendiniz için farklı harcamalarda bulunduğunuzu gören çocuk, sizin yalan söylediğinizi ve hatta kendisini sevmeyip, şahsınızı ve diğer aile bireylerini daha çok sevdiğinizi düşünebilir.

Şayet çocuğunuz hala aynı ısrara devam ediyorsa, ona her şeyin bir zamanı olup beklemesi gerektiğini, tasarruf etmenin ve para idaresinin önemli bir durum olduğunu uygun dille anlatabilirsiniz. Böyle zamanlar, bunu anlatmak için en ideal zamanlardır.

“Tanımadıklarınla Konuşma” Şeklinde ki Uyarılar Yanlıştır!

tanımadıklarınla konuşma
tanımadıklarınla konuşma

Sıklıkla yaptığımız uyarılar arasında yer alan ve çocuğun “Tanımadığı yabancı kişilerle konuşmaması” şeklindeki ikazlar, onların aslında direkt olarak anlayabileceği bir kavram değildir. Zira bizim bahsettiğimiz şey farklı olsa da, onların anlayacağı tam bir genelleme olacaktır. Mesela bu sözünüze dayanarak, zor bir durumdayken kendisine yardım etmek isteyecek polis ya da itfaiye ekiplerini de yabancı olarak algılayabilir ve zor anında yardım almasını zorlaştırabilirler. Bu uyarı yerine onlara, “Daha önce bilmediğin birisi sana çikolata verir ve seni evine götürmek isterse ne yaparsın?” sorusunu sorup, vereceği cevabı saygı ile dinledikten sonra, cevabına göre ne yapması gerektiğini anlatabilirsiniz. Aynı zamanda tanıdık ya da tanımadık herhangi birisinin, kendisinin kafasını karıştırdığını, üzdüğünü veya korkuya kapılmasına neden olduğunu düşünüyorsa, böyle bir durumda derhal size bildirmesini tembihlemeyi unutmayın. Zira kaçırma ve tasvip edilmeyen birçok çirkinlik, tanıdık kişiler hatta yakınlar tarafındanda gerçekleştirilebiliyor.

Hiçbir Şeyin Yok!

bişeyin yokYine yapılan yanlışlardan birisi daha! “Hiçbir şeyin yok!” Çocuğumuz düştüğünde, ya da herhangi bir yerinde ağrı olduğunu söylediğinde, en sık kullandığımız sözlerden birisidir. Bu durum çocuğun kendisini suçlu hissetmesine neden olan, kendini yalancı gibi hissettiren bir durumdur. Çocuğunuz düştü mü? Dizini açıp baktınız ve size göre önemli bir şey yok mu? Öyle de olsa, “Biraz kötü düştün. Bir yara bandı ve öpücük bu işi çözer. Sen sağlam, güçlü bir çocuksun” demek yerine, “Kalk bakalım. Hiçbir şeyin yok” demek son derece yanlıştır. Uzmanlar çocuklarımızın acıları ve üzüntüleri ile dertlenmeniz konusunda bizleri uyarıyor. Bu eylem, onların bizlerden manevi birer kuvvet alması konusunda önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yüzden onu acıları ile başbaşa bırakmak yerine, kanayan bir yara olmasa bile, basit bir yara bandı ve sevgi dolu bir öpücük, onun tüm ağrılarını hafifletmeye yetecektir.

Kısacası sevgili anne ve babalar; Bizim onlarla olan diyaloglarımızda, aslında bizlere çok basit  ve doğru gelen birçok eylem, onların karakterlerini önemli ölçüde etkileyecek görünmez yanlışlıklarla dolu olabiliyor. Bu yüzden lütfen basit zannettiğimiz söz ve eylemleri, bir kez daha düşünün. Bunu yaparak daha kişilikli ve sağlam karakterli nesillerin yetişmesine, bireysel olarak en büyük katkıları sunmuş olacağız. Her anne baba üzerine düşeni tam olarak yaptığında, daha yaşanası bir dünya bizleri bekliyor olacaktır.

Mutlu bir aile tablosu yakalayabilmeniz dileğiyle..

 

 

İlgili Etiketler
, , , ,

(7) yorum yapılmış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.